|
03.07.2008
-Öz
Gıda-İş
Sendikası
Genel
Sekreteri
Mehmet
Şahin:
-“Beceriksiz
sendikacıların
ÇAYKUR’
da
devri
sona
erdi”
-“İşçiyi
suça
teşvik
eden
Tek
Gıda-İş
yöneticileri
hakkında
savcılığa
suç
duyurusunda
bulunduk”
HAK-İŞ’e
bağlı
Öz
Gıda-İş
Sendikası
Genel
Sekreteri
Mehmet
Şahin,
sendika
olarak
bütün
güçlerinin
ÇAYKUR
işçisini
daha
fazla
hak
sahibi
yapmak
olduğunu
söyledi.
Ay
sonunda
çoğunluğu
sağlayacaklarını
ifade
eden
Şahin,
mevsimlik
işçilerin
dışarı
çıkarılmayacağını
hatta
bir
ay
daha
fazla
çalıştırılacaklarını
söyledi.
Şahin
ayrıca
işçiyi
suça
teşvik
eden
Tek
Gıda-İş
sendikası
yöneticileri
hakkında
savcılığa
suç
duyurusunda
bulunduklarını
söyledi.
Rize’ye
gelince
bir
kez
de
işçiyle
muhatap
olsun
bir
fabrikaya
gidin
Sendika
binasında
basın
toplantısı
düzenleyen
HAK-İş’e
bağlı
Öz
Gıda-İş
Sendikası
Genel
Sekreteri
Mehmet
Şahin,
malum
sendikanın
sahte
kabadayılarının
kiraladıkları
kanal
ve
salonlarda
kendilerini,
bürokratları,
memurları
ve
Rize’deki
herkesi
tehdit
edip
çekip
gittiğini
söyledi.
Şahin,
“Her
geldiklerinde
onlara
hatırlatıyorum
bir
kerede
buraya
geldiğinizde
bir
çay
fabrikasına
uğrayın.
İşçilerle
muhatap
olun
sözünüzü
işçiye
söyleyin.
Karadeniz
bölgesi
temsilciler
toplantısı
yapıyorlar
toplantı
tam
bir
fiyasko,
Biz
daha
örgütlenmemizin
birinci
ayında
onlarda
daha
fazla
işçi
arkadaşımızı
o
salonda
bir
araya
getirmiştik.
Bunların
genel
merkez,
bölge
yönetimi
ve
konfederasyon
yönetimi
Rize’ye
geliyor
ve
toplaya
bildikleri
kalabalık
anca
bu
kadar.
Önceki
hafta
yaptıkları
canlı
yayında
milleti
suça
teşvik
edip
suç
işlediler.
Öz
Gıda-iş
üyelerini
fabrikaya
geldiklerinde
kafalarına
demirle
vurun
diye
bizim
duymaktan
bile
imtina
ettiğimiz
kendilerini
dağ
başında
sanan
bazı
sorumsuz
yöneticilerin
ifadeleri
oldu.
Biz
bunların
seviyesine
inmeyeceğiz.
Bu
ifadelerle
ilgili
Cumhuriyet
savcılığına
suç
duyurusunda
bulunduk.
Bu
sendikanın
mikrofonu
gibi
yayın
yapan
yalanlara
iftiralara
çanak
tutan
yerel
televizyon
kanalını
da
RTÜK’e
şikayet
ettik.
Bu
iftiraların
peşini
bırakmayacağız.”
dedi.
Tek
Gıda-İş
ÇAYKUR’u
babasının
çiftliği
sanıyor
Şahin,
Tek
Gıda-İş
Sendikası
yöneticilerinin
ÇAYKUR’u
babalarının
çiftliği
ÇAYKUR
işçisini
de
kulu
köleleri
zannettiklerini
belirterek
“55
yıldır
bu
işçi
bunlara
aidat
ödedi
yetmedi
bir
50
yıl
daha
ödemelerini
istiyorlar.
Bir
işçinin
sendika
değiştirmesi
en
tabii
demokratik
hakkıdır.
Buna
mani
olmaya
çalışmak
suçtur.
Bu
demokratik
mücadeledir.
Herkes
kendine
çeki
düzen
versin
işçinin
hakkına
hukukuna
saygı
göstersin.
Bizi
suçluyorlar
örgütlü
yerlerde
örgütlenme
yapılmaz
diye,
örgütlü
yerlerde
örgütlenme
yapılmaz
da
Ülker
ve
Et
Balık
kumrunda
ne
işiniz
var.
Size
hodri
meydan
dedik.
Örgütlü
olduğumuz
her
yere
gidebilirsiniz
dedik.
Örgütlü
olduğumuz
iş
yerlerinde
bir
tane
işçiyi
bile
kendi
sendikanıza
çevirebilirseniz
bizde
sizi
tebrik
ederiz.
Ama
gidip
Et
balık
kumrunu
almaya
kalkıp
alamayıp
sonrada
ağlayıp
zırlamak
yok.
Başkalarını
da
suçlamak
yok.
Yok
efendim
baskı
yapılıyormuş.
Biz
sizin
kimleri
satın
almaya
çalıştığınızı
biliyoruz.
Agâh
Kafkas
Beyin
Et
Balık
Kurumuna
baskı
yaptığı
söylüyorlar.
Agâh
Kafkas’ın
Et
Balık
Kurumu
Genel
Müdürünü
bir
kere
görüştüğünü
ispat
edin
ben
bu
işi
bırakacağım.
Bırakamasam
siz
yalancı
ve
namertsiniz.
İnsanda
biraz
utanma
ve
arlanma
olur”
dedi.
Öz
Gıda-İş’in
örgütlü
olduğu
yerler
değil
Türk-İş’in
örgütlü
olduğu
yerle
özelleşiyor
Malum
sendika
yöneticilerinin
özelleştirme
diye
insanları
korkutmaya
çalıştığını
ifade
eden
Şahin,
“Daha
iki
ay
önce
Tekel
özelleşti.
Tekelde
kim
örgütlüydü.
Tek
Gıda-İş
Sendikası
örgütlüydü.
TEKEL
işçisi
kan
ağlıyor.
Nerdesin
Mustafa
Türkel,
hangi
müdahaleyi
yaptınız.
Hangi
projeyi
ürettiniz
TEKEL’in
özelleşmemesi
için.
Hiçbir
yerde
yoksunuz.
İşçi
toplanıyor
siz
kaçıyorsunuz.
Mustafa
Türkel
iki
yıldır
hangi
tekel
fabrikasına
gitti.
Bir
tane
fabrikaya
girebildin
mi.
Mustafa
Türkel
memleketin
Tokat’ta
işçiler
seni
arıyor.
İşçiler
arıyor
ABD’de
olduğunu
söylettiriyorsun.
Yoksa
hakikaten
ABD’de
misin?
Eğer
ABD’de
değilsen
işçinin
telefonlarına
cevap
ver.
Nerelerin
özelleştiğini
bu
millet
görüyor.
Öz
Gıda-İş’in
örgütlü
olduğu
yerler
özelleşmiyor.
Türk-İş’in
örgütlü
olduğu
yerle
özelleşiyor.
HAK-‘iş’in
olduğu
yerler
özelleşmez,
diğer
yerler
özelleşir.
Denemesi
bedava,
Tekel
özelleşti.
ÇAYKUR’
uda
özelleştirirlerse
bilin
ki
bu
korkak
ve
beceriksiz
Tek
Gıda-İş
yöneticileri
sayesinde
özelleşir.
ÇAYKUR
işçisi,
üreticisi
ve
bölge
halkıyla
birlikte
el
ele
mücadele
ederek
ÇAYKUR’u
özelleştirmeyiz.
Kimin
gücünün
neye
yeteceğini
herkes
görecek.
Yalan
yere
milleti
korkutmaya
çalışmayın.
İnsanda
biraz
utanma
ve
arlanma
olur”
dedi.
70
Bin
üyemizin
7
bin
olduğunuz
söylüyorlar,
hesabını
veremeyecekleri
sözler
ağızlarından
çıkıyor
Malum
sendikanın
söylediği
yalanların
haddi
hesabı
olmadığını
vurgulayan
Şahin,
“İnsan
söylerken
biraz
yüz
kızarır.
Öz
Gıda-‘iş
‘in
üye
sayısı
ile
ilgili
akıl
almaz
yalanlar
söyleniyor.
Tek
Gıda-İş
diyor
ki
sözde
bizim
7
bin
765
üyemiz
varmış
ve
diyorlar
ki
10
bini
bulurlarsa
istifa
ederim
diyorlar.
Şimdi
biz
70
bin
üyemizi
tek
tek
saydırmayım
ve
10
bin
1
işçiyi
noterden
tasdik
ettirdim.
Mustafa
Türkel
buradan
davet
ediyorum
seni
10
bin
1
işçiyi
noterden
tastik
ettireceğim
eğer
istifa
etmesen
sen
şerefli
bir
adam
değilsin.
İftiracısın.
Bunun
da
sonuna
kadar
takipçisi
olacağım.
Bu
yalanlar
yetmiyor
HAK-İŞ
’in
üye
sayısının
Tek
Gıda-İş’dan
bir
tane
fazla
olursa
istifa
ederim
diyor.
Seni
bir
kez
daha
istifaya
davet
ettiriyorum.
Hak-iş’in
üye
sayısını
da
tespit
ettireceğim,
eğer
istifa
etmesen
yine
şerefli
bir
adam
değilsin.
Ağzından
çıkanı
kulağın
duysun.
Hesabını
veremeyeceğin
sözler
ağzından
çıkmasın”
dedi.
Mustafa
Türkel,
TEKEL
işçileri
seni
arıyor
Tek
Gıda-İş
sendikası
yöneticilerinin
yiğitçe
sendikacılığın
meydanlarda
bağırarak
olacağını
dile
getirdiğini
vurgulayan
Şahin,
“Mustafa
Türkel,
soruyorum
buradan
hangi
meydanda
bağırdın
bir
tane
meydan
söyle
bakalım.
Bağırdığın
yerleri
biliyoruz.
Kendi
sendikanın
salonları
malum
televizyon
kanalının
programları.
Eğer
yüreğin
yetiyorsa
hodri
meydan
gel
yarın
Tokat’a
gidelim.
Gücün
yetiyorsa
burada
bağır
bakalım.
Tekel
işçileri
Mustafa
Türkel’i
arıyorlar.
Arayan
işçilere
ABD’den
olduğunu
söylüyorsun.
Burada
seni
yiğit
sendikacılık
yapmaya
davete
diyorum.
Seni
Tokat’a
Batman’a
ve
Adana’ya
çağırıyorum.
Yüreğin
hangisine
yetiyorsa
gel
işçinin
karşısına
beraber
çıkalım.
Oraya
gidemiyorsan
Rize’ye
gel
istediğin
fabrikaya
gidelim.
Bağı
bakalım
sesin
ne
kadar
çıkıyor.
Eylem
yaparız
miting
yaparız
diyorsun.
İstediğin
yerde
ÇAYKUR
işçisi
ile
miting
yap
ben
bir
hafta
sonra
aynı
yerde
miting
yapayım
senin
topladığın
kalabalığın
iki
mislini
toplayamazsam
istifa
edeceğim.
Bu
işçi
hakkını
hukukunu
öğrensin.
Kimin
işçiyi
korkutmak
için
kimi
de
işçiye
hak
sağlamak
için
çalışma
yaptığını
görsün.
Yiğit
sendikacının
boyunun
ölçüsünü
görelim.
Kim
sahte
kabadayı
millet
görsün”
dedi.
Çaykur
genel
müdürü
ile
düne
kadar
can
ciğerdiniz,
şimdi
ne
oldu
Bürokratlara
memura
saldırmanın
kolay
olduğunu
ifade
eden
Şahin,
“Kendi
günahlarınızı
ilgisiz
olan
insanların
Genel
Müdürün,
memurun
üzerine
yamamaya
çalışıyorsunuz.
Dün
Genel
müdürle
çok
samimiydiniz.
Kapısından
ayrılmıyordunuz.
Çay
spor’un
yönetiminde
ben
mi
varım.
ÇAYSAN
şirketinin
yönetiminde
kim
var.
ÇAYKUR
genel
müdürlüğünde
kimin
kızı
çalışıyor.
ÇAYSAN’
da
kimin
damadı
çalışıyor.
Sendika
binanızda
kimin
oğlu
çalışıyor.
Hepsi
sizin
yandaşlarınız
akrabanız
eşiniz
dostunuz.
Siz
bu
kadar
iç
içesiniz.
Siz
bu
kadar
iç
içe
olduğunuz
için
işçinin
hakkını
müdafaa
edemezsiniz.
Siz
işçiyi
2007
yılında
12
gün
olduğu
gibi
2008
yılında
30
gün
dışarı
çıkaracak
protokole
imza
atarsınız.
Bunu
da
gizli
yaparsınız.
Biz
ifşa
edince
de
yalanlarsınız.
İşçiyi
ÇAYKUR
önüne
yürütmeye
çalışıyorsunuz.
Yürünecek
bir
yer
varsa
bu
ÇAYKUR’un
önü
değil
sizin
sendikanın
önüdür.
Siz
işçiyi
sattınız.
Perişan
olan
mevsimlik
işçinin
elindekinin
dörtte
birini
aldınız.
Sonra
kalkıp
genel
müdürü
suçlamaya
çalışıyorsunuz.
Sendikacı
sendikacılığını
yapsın.
Bugüne
kadar
nerdeydiniz”
dedi.
Çoğunluğu
almamız
halinde
ikinci
sürgünde
hiçbir
mevsimlik
işçi
arkadaşımız
dışarıya
çıkarttırmayacağız
Malum
sendikanın
işçi
için
hayırlı
bir
işi
olmadığını
vurgulayan
Şahin,
“Hangi
hak
kaybı
ile
ilgili
dava
açtınız.
Biz
yetkili
olmadığımız
halde
açtık.
Muratlı
çay
fabrikası
harcırah
davası
ile
ilgili
dava
açtık,
kazandık,
kadro
kaybedenlerle
ilgili
dava
açtık
kazandık.
Paketlemen
iki
vardiyaya
çevrilmesi
noktasında
gece
gündüz
çalıştık
ve
bunu
başardık.
HAK-İŞ
olarak
bütün
gücümüz
bütün
çabamız
başta
mevsimlik
işçiler
olmak
üzere
ÇAYKUR
işçisinin
bir
gün
daha
fazla
nasıl
hak
sahibi
olur
onun
mücadelesini
veriyoruz.
Çoğunluğu
almamız
yetiyor.Y
etkiyi
beklemiyorum.
Buradan
tekrar
söylüyorum.
Çoğunluğu
almamız
halinde
ikinci
sürgünde
hiçbir
mevsimlik
işçi
arkadaşımız
dışarıya
çıkarttırmayacağız.
Yetme
di
gece
gündüz
burada
ve
Ankara’da
çalışıyorum.
Mevsimlik
işçiyi
bir
ayda
daha
fazla
nasıl
çalıştırırız
diye.
Bununda
sözünü
veriyorum.
Çoğunluğu
elde
ettiğimiz
anda
bu
yıldan
itibaren
mevsimlik
işçiler
bir
ayda
fazla
çalışacaktır.
Bunu
göreceksiniz.
Her
işçi
arkadaşımızın
cebine
1500
YTL
daha
fazla
girecek.
Sendikacılık
böyle
yapılır.
Ben
işçiyi
30
gün
daha
fazla
sen
31
gün
çalıştırabiliyorsan
buyur
ben
geri
gidiyorum.
Ama
bir
gün
işçi
için
hayırlı
bir
iş
yapın.
Bir
gün
işçiyi
korkutmaya
değil
de
onlara
bir
müjde
vermeye
çalışın.
Biz
yetkili
olmadığımız
halde
6
aydır
ÇAYKUR
işçisi
için
çalışıyoruz.
Sizde
çalışın.
Bir
zararını
görmezsiniz”
dedi.
Ay
sonunda
açık
farkla
çoğunluğu
alacağız
Şahin,
“Bütün
işçilere
sesleniyorum.
İnşallah
bu
ayın
sonunda
açık
farkla
çoğunluğu
alacağız.
Bu
vaatlerimizi
yerine
getireceğiz.
Hak
kaybı
olacağı
yalanlarını
bugünler
de
yeniden
söylüyorlar.
Biz
bu
yalanları
çok
duyduk.
Hepsi
yalan
söylüyorlar.
Sendikamız
katılan
işçilerin
bugüne
kadar
bir
hak
kaybı
odlumu
hayır.
Tam
tersine
kazançları
olsu.
Yıllık
240
YTL
paraları
ceplerinde
kalacak.
Yalana
dolana
son,
bu
beceriksiz
sendikacıların
ÇAYKUR’
da
devri
sona
erdi.
Bu
ayın
sonunda
çoğunluğu
ele
alıp
verdiğimiz
sözleri
yerine
getireceğiz”
dedi..
Şahin,
ayrıca
tüm
İslam
âleminin
ve
ÇAYKUR
çalışanlarının
bu
akşamki
Regaip
Kandilini
kutladı.
ÖZ GIDA-İŞ SENDİKASI
BASIN BÜROSU |