AĞZINI BOZMA!...
HAK-İŞ Genel Yönetim Kurulu 10 Şubat 2010 tarihinde Türkel'in HAK-İŞ aleyhinde yapmış olduğu haksız ve seviyesiz açıklamaların başta Tekel işçilerine ve işçi-memur konfederasyonlarının Tekel işçilerinin mücadelesine destek için oluşturduğu birlikteliğe zarar verdiğini açıklayarak bu birliktelikten çekildiğini, ancak Tekel işçilerine "kendi gücünde" destek vereceğini açıklamıştı.
HAK-İŞ'in bu eleştirel açıklamasına TEK Gıda İş'ten sinirleri bozulmuş bir kişiliğin hakaretleri ile cevap verilmeye çalışılmış. Açıklamada Konfederasyonumuz HAK-İŞ ve Sendikamıza yönelik haksız ithamlara yer verilmektedir. Tek Gıda-İş'in açıklamadaki pespaye üslubunun seviyesine inmeden, kendi terbiye anlayışımız ve sendikal sorumluluğumuz içinde yanıt vermeyi tercih ediyoruz. Aslında bu açıklama bile Mustafa Türkel'in içinde bulunduğu psikolojik durumu yansıtıyor.
Sevgili Tekel işçileri Mustafa Türkel'in amacı sizin çıkarlarınızı sağlamak değil, eğer öyle olsaydı son on yıldır özelleştirme süreci içinde olan Tekel işçilerinin sorunlarını zamanında çözerdi. Türkel, Tekel işçilerinin sorunlarının çözümünü neden son saate kadar erteledi? Neden çözüm yollarını bugüne kadar zorlamadı? Düne kadar kulağının üstüne yatan Türkel, bugün neden ucuz kahramanlık peşine düştü?
Neden dün değil de bugün şahin kesildi? Amaçları sadece Tekel işçilerinin sorunlarını çözmek olsaydı, Tekel işçilerine bu sefaleti yaşatmadan bu sorunu çözecek fırsatları kullanırlardı. Bu hükümet dahil, hükümetler karşısında dik durarak sorunu çözerlerdi.
Ama Türkel öyle yapmadı. O hükümetlere şirinlik yaparak çözümü ertelemeyi ötelemeyi tercih etti. Hükümetle yapılan pazarlıkla öteleme, erteleme karşılığından Tekel işçileri için bugünkünden bile daha kötü olan 4/c'ye razı oldu.
HAK-İŞ, Tekel işçilerinin sorunlarının çözümü için başından beri iyi niyetli girişimlerde bulunmanın yanı sıra işçi-memur konfederasyonları ile birlikte ortak mücadele verdi.
Ama Türkel diyor ki "Hak-İş genel eyleme ne katkı sağladı?" Bizde diyoruz ki önce sen bu soruyu bize değil de yönetimde birlikte çalıştığın arkadaşlarına sorabilirsin, hangi katkıyı sağlamış görürsün. Rize Bölge Başkanın olan Özcan Mete'ye sor, sor ki sana Çaykur Rize paketleme fabrikasında HAK-İŞ'in verdiği desteği anlatsın. Ya da bütün bunları inkar edebilirsin tercih senin.
Türkel, açıklamasında ve çeşitli demeçlerinde "HAK-İŞ ‘mış gibi' yaptı" eyleme destek vermedi. Zaten böyle yapacağını da biliyorduk" diyor. Madem HAK-İŞ'in "mış gibi" yapacağını biliyordun da sen neden defalarca davet yazısı gönderdin ve işçinin önünde defalarca HAK-İŞ'e katkılarından dolayı teşekkür ettin. Türkel, senin HAK-İŞ'i itham etme hakkın yok. Önce yönetici olarak bağlı sendikalarınızın neden katılım sağlayamadığını bir açıkla. Sıhhiye mitinginde ve Türk-İş önünde genel grev diye bağıran sendika başkanları 4 Şubatta hangi deliğe saklandılar, bunu bir açıkla.Türkel diyor ki "Hak-İş, Tekel ve Çaykur işçilerini sözleşmesiz bıraktı" bu kuyruklu bir yalan. Tekel ve Çaykur işçileri kamuda imzalanan sözleşmeden aynen yararlanmaktadırlar. Hiç bir maddi kayıpları söz konusu değildir. Türkel soruyu bilerek yanlış soruyor. Aslında sormak istediği "Ben bir yıldır Tekel ve Çaykur işçilerinden aidat alamıyorum. Tükeniyorum, mal varlığımı bir bir satıyorum. Benim halim ne olacak?" sorusudur.
Çaykur işçisi Türkel'den ve Tek Gıda-İş'ten kurtulmak istiyor. Bunun nedenini Türkel başkasına değil önce kendine sorsun. 50 yıldır örgütlü olduğu yerde neden işçiler HAK-İŞ'i seçti sorusunun tek cevabı "hükümet" olamaz. Bunu Türkel'de çok iyi biliyor. O nedenle bölgede yaptığı toplantılarda işçilerden geçmişte yapılan hatalar dolayısıyla binlerce kez özür dilemedi mi?
Bizim Tekel'de ve Çaykur'da yaptığımız işçilerin toplu iş sözleşmesi hakkını engellemekse Türkel'e soruyoruz, Et Balık Kurumu'nda, orman işkolunda, Marmarabirlikte, İETT'de sizin yaptıklarınızı nasıl açıklayacağız. Kaybetmek pahasına yıllarca davaları uzatarak sizin yaptıklarınız ne oluyor? Bunları nasıl açıklayacaksınız?
Türkel diyor ki "Tekel'de HAK-İŞ ve bakanlık tezgah kurarak hakkımızı gasp ettiniz" Türkel Tekel'de kurulan tezgahın haksız olduğuna inanıyorsa neden Türk-İş'e üye olan ve aynı işkolunda iki sendika varken "yedek" sendikacılarla Tek Büro-İş Sendikasını kurdu. Haklı olan böyle davranmaz, Türk-İş Genel Sekreteri Konfederasyonda bölücülük yapmaz.
Türkel "işçi sınıfı mücadelesi" gibi hayli ideolojik terminolojilerden dem vuruyor. Türkel'in cemaziyelevvelini bildiğimizden bu kavramı onun ağzına hiç yakıştıramıyoruz. Laf olsun diye söylenecek bir şey değil bu kavram, yok bilerek söylüyorsa o zaman bir tarih dersine ihtiyacı var demektir.
Türkel, öncelikle Tek Gıda-İş'in tarihine şöyle bir baksın, bakalım neler görecek. Fazla zahmete gerek yok biz söyleyelim. Tek Gıda-İş, sendikal hareketin en bağnaz, en gerici ve en sarı sendikalarının ağa babasıdır. Hiç bir dönem sınıfsal sendikal faaliyet içinde olmadığı gibi bütün sınıf sendikacılığı söylem ve eylemlerine tarih boyunca karşı çıkmıştır. Ayrıca Türk-İş içinde her dönem bu zeminde gelişen muhalefeti engellemiş bir tarihe sahiptir. Ama Türkel, bu "sınıf" muhabbetini boşuna yapmıyor. Bu "sınıf" mesajı ile Türk-İş içindeki kimi sendikalara selam göndererek, Tekel işçileri üzerinden Türk-İş yönetimine dair çeşitli hesaplar kuruyor. Bir taşla birden fazla kuş vurmak istiyor. Bak sen köylü kurnazına...
Bize korkaklık, alçaklık ve işbirlikçilik iddiasında bulananlar herhalde aynaya bakarak konuşuyorlar. İşbirlikçi arıyorsan işçiden habersiz davaları takas edenlere bak. Pek de uzağında değil, hemen yakınında bulacaksın onları. Zaten senin bilgin ve rızan dahilinde yapılmadı mı bütün bunlar?
Bize "mücadeleniz nerede var" diye soruyorlar. Biz de onlara HAK-İŞ'in ve Öz Gıda İş Sendikası'nın Fiskobirlik, Kardemir, Et Balık Kurumu, İsdemir, Seydişehir mücadelelerinde siz neredeydiniz diye sormaz mıyız? Mücadelemize destek vermek şöyle dursun bir çiçek göndermeyi bile akıl edemeyenler bugün bize hangi yüzle hesap soruyor. Çok uzak değil daha 2005 yılında Seydişehir özelleştirmesine karşı yürüttüğümüz mücadelede sizler yönetimde değil miydiniz? Biz neden sizin desteğinizi göremedik?Genel Başkanımız Salim USLU'nun Tekel eylemini "demokrasi dışı güçlere hizmet etmekle suçladığını" iddia ediyorsunuz. Bu da yalan. Ya gazeteleri okumuyorsunuz ya da işinize geldiği gibi görüyorsunuz. Genel Başkanımız bu haberi yalanlamış ve yalanlama metni aynı gazetede 12 Ocak 2010 tarihinde yayınlanmıştır. Gazeteleri daha dikkatle takip etmenizi öneririz.
Ey Türkel, Konfederasyonlar arası ortak duyarlılıklar başladığı günden beri HAK-İŞ'e işçiler önünde teşekkür eden sensin, HAK-İŞ Genel Başkanı'nın toplantıya katılımını sağlamak için binbir türlü mesaj gönderen sensin. Ancak HAK-İŞ'lilerin toplantıdan ayrılmasının ardından çevrendekilere ya da gazetelere fütursuz açıklamalar yapan yine sensin. Bu ikiyüzlülük değilse nedir?
Tekel işçilerinin haklarının kazanılmasında gösteremediğin başarıyı, işçi hareketinin birlikteliğini bozmakta gösterdin. Amacına ulaştın, işçi hareketini böldün ve birlikteliği torpilledin. Çünkü sen sorunun çözülmesini istemiyorsun. Sorunun sürmesi gazete manşetlerinde ve Televizyon bültenlerinde sana rant sağlıyor. Eh ne de olsa reklamın kötüsü olmaz! Ama bizden sana tavsiye amacın siyasi iktidarla kavga etmekse bunu HAK-İŞ üzerinden değil, açıktan ve delikanlıca yap.
Türkel'in hakaretlerini onun zavallı bir durumda olduğunun göstergesi olarak görüyoruz. Türkel'i Tekel işçilerine havale ediyoruz.
Bize onur dersi veren Türkel, 2008 1 Mayıs'ında Türk-İş tarafından yalnız bırakıldığını ya da Hak-İş'e gönderilen davet yazısında dışlandığında onur meselesi yapmalıdır.
HAK-İŞ ve Öz Gıda İş Sendikası, Mevlana'nın "Her lafa verilecek bir cevabım var. Lakin; bir lafa bakarım laf mı diye, bir de söyleyene bakarım adam mı diye" sözüne uygun davranacaktır.
HAK-İŞ ve Öz Gıda İş Sendikası bundan böyle "Türkel'e kızıp, orucunu bozmayacak" kendi gücü oranında Tekel işçilerinin sorunlarının çözümüne destek olacaktır. HAK-İŞ ve Öz Gıda İş Sendikası tüm çalışanlar adına onurla taşıdığı sendikal sorumluluklarını yerine getirmeye her şeye rağmen devam edecektir.
Kamuoyuna duyurulur.
Öz Gıda İş Sendikası
GENEL YÖNETİM KURULU





























































