Bulunduğunuz sayfa: Anasayfa Haberler Bizden Tek Gıda-İş EBK Şube Başkanı Aydın Kaya yuvasına geri döndü!..
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
Ara

ÖZ GIDA - İŞ SENDİKASI

Tek Gıda-İş EBK Şube Başkanı Aydın Kaya yuvasına geri döndü!..

e-Posta Yazdır PDF
Aydın KAYA'nın Tek Gıda İş Sendikası Şube Başkanlığı ve üyeliğinden istifası için yaptığı açıklama;

Sevgili Et ve Balık Kurumu çalışanları;

Hatırlanacağı gibi özelleştirme kapsamında olmanın etkisiyle yıllardır süregelen sorun ve sıkıntılardan dolayı özelliklede ücret yönünden kamu çalışanlarının altında kalınmasının da çok etken olduğu v.b sebeplerden dolayı Et ve Balık kurumu çalışanlarını 2003 yılından sonra alternatif sendika arayışı düşünce olarak çalışanların kafasında yavaş, yavaş yer edinip 2007 yılındaki sözleşmenin imzalanmasıyla alternatif sendika arayışı düşüncesi olgunlaşıp eyleme dönüşmesinin başlangıcı olup ve EBK çalışanlarının patlama noktası olan 2008 ŞUBAT ayında tamamen eyleme dönüşüp o süreçte EBK çalışanlarının isteğiyle işyerlerinde temsilcilik görevini yapmakta olan arkadaşlar, sendika değişimi sürecinde rehber seçilip, bu rehberlerin Tek Gıda-İş Sendikası ve EBK çalışanları arasında köprü vazifesini görmek kaydıyla Tek Gıda-İş Sendikası Genel Başkanı sayın Mustafa TÜRKER'in başkanlığında  toplanarak EBK çalışanlarının beklentileri konuşulup aşağıdaki kararlar alınarak akabinde istifalar gerçekleşti.

Alınan kararlardan en önemlileri şunlardı;

  1. Ankara bölge başkanlığı bünyesinde tüm EBK işyerlerinin bağlı bulunacağı 3 nolu şubenin kurulması,
  2. Sendika değişikliği sürecinde iş yerindeki yaşanacak münferit yer değişikleri haricindeki tayin ve iş akdi feshi durumlarının kesinlikle yaşatılmayacağı bu durumların yaşanılması halinde tüm üyelerin sendika güvencesine alınarak maddi ve manevi her bir üyenin yanında olunacağı kararı,
  3. Alınacak sözleşme yetkisiyle ücret iyileştirmesi için ciddi bir gayret ve işyerinde çalışma ortamında yaşanan sıkıntıları en asgariye indirmek v.b geçmişte yaşanan sıkıntıları tekrar yaşatmamak.

Aydın KAYA olarak bu köprü vazifesini üstlenmemdeki tek neden tamamen taban hareketi olan bu sendika değişikliği sürecinde, 1992 yılından beri işyerinde baş temsilci olmam münasebetiyle 15 yıllık edindiğim sendikal tecrübeme dayanarak arkadaşlarımın da isteğiyle ben de kendimi arkadaşlarıma karşı sorumlu hissettiğim için, zaten ciddi sıkıntılar yaşayan arkadaşlarımın girilen bu yolda herhangi bir mağduriyet yaşamamaları ve doğru yönlendirilmeleri bilgilendirilmeleri adına köprü görevini üstlendim ve sürecin işleyişindeki olayları dosdoğru arkadaşlarıma aklımın aldığınca aktaracağıma  söz verdim ve bu duygu ve düşüncelerle bende bu sürece dahil oldum.

İstifa ettikten sonra kurulan Ankara 3 nolu şubenin yönetimine girmek istememe rağmen yönetimine alındım (hiçbir arkadaşımda illa bende yönetimde olayım demedi) çünkü dediğim gibi amacım herhangi bir mevki makam değil sadece arkadaşlarıma karşı olan sorumluluğumu yerine getirmekti.

EBK kombinalarının teşkilatlanma sürecinde Tek Gıda-İş Sendikası yönetimince görevlendirilen Genel Sekreter sayın Mecit AMAÇ ve Genel Eğitim Sekreteri Sayın Mustafa AKYÜREKLİ ile birlikte belli bir plan program dahilinde, sözleşme yetki isteminde esas gösterilen üye sayısı baz alınan tarih olan 02.12.2008 tarihine kadar bu değerli yöneticilerimizin çabaları sendikanın verdiği maddi destek ve EBK çalışanlarının tamamen kendi isteğiyle ciddi sıkıntıların yaşandığı sürecin sonuna gelindi.

Şimdi yaşanan sıkıntıları bir hatırlayalım.

İşyerindeki birim değişikleri zaten beklenilen değişiklikler olduğu için üzerinde durulmasına rağmen fazla bir engelleme olunamadı ve yine bu süreçte 4,5 kişinin tayini çıkarılıp daha sonra Bingöl EBK geçici görevde bulunan Nurettin YALÇIN tayini Ağrı Et Kombinası çıktığı ve bu arkadaşımızın tayininin haksız olduğu için yargıya gittiği için ve iş akdinin fes edildiği hepinizin malumu.E.B.K çalışanlarınca verilen bu bedellerle de bitmedi. Daha sonraki süreçte farklı ciddi sıkıntılar yaşadı.

E.B.K teşkilatlanmasında hiçbir zaman iyi niyetlerinden şüphe duymadığım değerli iki yönetici sayın AMAÇ ve AKYÜREKLİ'nin iyi niyetli çalışmalarının ötesine yönetimce daha ilerisine gidilemedi çünkü o süreçte açıkça söylemek gerekirse  Tek Gıda-İş Sendikasının TEKEL'de, ÇAYKUR' da ve YÖRSAN işletmelerinde verilen mücadeleye gösterilen hassasiyet EBK da gösterilmedi. Bir çadırda EBK için kurulabilirdi.Gerçi tarafımızdan böyle bir öneri getirilmedi denilebilir ama unutulmamalıdır ki neticede hiç birimiz daha evvel böyle bir süreç yaşamadığımız için  hepimiz amatör sendikacılar olduğumuzdan düşünememiş olabilirdik.

Bu süreçte tüm yük EBK çalışanları ve Tek Gıda-İş Sendikası arasında köprü vazifesi gören bizlerin omuzlarına bırakıldı. Neticede en fazla mağdur olanda bu arkadaşlarımız oldu, aslında bu durum bundan sonraki süreçte ilgisizliğinde belirtisi oldu.

Peki daha sonra ne oldu hatırlayalım 02.12.2008 tarihine kadar yaşanan tüm bu olaylardan sonra bir durum değerlendirilmesi için 27.12.2008 tarihinde toplantı yapılıp süreç değerlendirildi akabinde yargı süreci başladı. Aslında bir yerde yargı sürecinin başlanmasıyla herkesin kendi kaderine terk edilmesi sürecide başladı. Çünkü ondan sonra genel merkezle yavaş, yavaş ipler kopmaya ve çığlığımız duyulmamaya başlandı. Özellikle köprü konumunda olan arkadaşlarımız böyle bir olayı ilk yaşadığı için işyerinde çalışmakta olan arkadaşlara cevap bulmakta zorlandılar çünkü her gün farklı uygulamalarla karşılaşılıyordu kimi arkadaşlarımızın ikramiyeleri ödenmedi, kimi arkadaşlarımızın giyim yardımları ödenmedi vb. birçok alanda sıkıntılar yaşandı işin esasını bilmeyen temsilci arkadaşlarımız ciddi sıkıntılar yaşadı.

Şube yönetimindeki arkadaşların bu süreçte sıkıntıları daha büyüktü. Çünkü hem diğer temsilci arkadaşlar hem de EBK çalışanlarının tüm baskısı bu arkadaşlarımızın üstüne yoğunlaşıyordu kendimde şube başkanlık görevini yürütmem münasebetiyle bu konuda ciddi sıkıntılar çektim.Ve defalarca, arkadaşlarımıza cevap verebilme adına toplantı talebinde bulunmamıza rağmen ÇAYKUR ve TEKEL eylemleri gerekçe gösterilerek sesimize kulak verilmedi.Yani üvey evlat muamelesine tabi tutulup bir sığınmacı konumunda kaldık, yetmedi  iş akdi fes edilen Nurettin YALÇIN'a her ay ödenen  belirli bir yardım artık her ay 4 şube yöneticimizin defalarca telefon açmaları neticesinde ödenmeye başlandı, Daha da ileri gidilerek yönetim kurulu kararınca bu yardımın artık ödenmeyeceği tarafımıza 2 veya 3 kez bildirildi. Başta hiçbir arkadaşımızın en ufak bir mağduriyeti söz konusu olmayacağını söylenmesine rağmen bu arkadaşımız tamamen kaderine terk edilmek istendi daha sonra şube yönetimindeki arkadaşlarımızın da her ay ezile büzüle telefon açmaları kaydıyla bu yardım ödenmeye devam edildi.

Ancak 1,5 yıl toplantı talebimiz kabul edilmedi. Artık arkadaşlarımızla sadece mahkeme tarihlerini söyleyebiliyorduk. İşçide bu ilgisizliğin farkında olup sürekli sormaya başladı. Tek Gıda-İş sendikası yönetimi neden kayıt süreci bitikten sonra gelmiyor diye bizlerden aldıkları yarım yamalak bilgilerle kendilerini avutmaya çalışıyorlardı. Anlaşılacağı üzere mağdur ve mağrur E.B.K çalışanı tamamen kendi gücü ve inancıyla çıktığı bu umut yolunda kaderine terk edilip süreç sadece yargıda takip edilmeye başlandı. Bir umut adına yola çıkan arkadaşlarımın umutlarını karartmamak adına arkadaşlarıma bu sıkıntıları hissettirmemeye çalıştıysam da aslında herkes olayın farkındaydı. Özetle tayini çıkan kişiler geri döndürülemedi sonradan tekrar Öz Gıda-İş Sendikasına geçmek zorunda kalarak ancak eski iş yerlerine tayin edildiler ve iş akdi fes olan Nurettin YALÇIN hala iş başı yaptırılamadığı verilen yardımın kesilmesi an meselesi olduğu  ve yukarda anlatmaya çalıştığım genel sıkıntılar. Maalesef başta verilen sözler tutulmadı.

Tüm bunlar bir kenarda yaşana dursun 2011- 2013 toplu iş sözleşme süreci içinde en ufak bir hazırlık yoktu. 2009- 2011 sürecine bir katkısının olmayacağı söylenerek 2009 tarihinden sonra işe giren hiçbir işçinin üye olması için bir çalışma yapılmadığı gibi üye kaydı yapılması içinde arkadaşlarımıza da izin verilmedi. Bu ne anlama geliyor, gerek emekli olan ve gerekse sonraki süreçte geri giden işçilerin düşmesiyle sayı olarak 300 civarlarına gerilendi ve böylece hukuk boyutunda verilen mücadelenin sadece 2009-2011 süreci için verildiği anlaşılıyordu.

Yukarıda da belirttiğim gibi arkadaşlarımıza cevap bulmak adına tüm ısrarlarımıza rağmen toplantı ancak 1,5 yıl sonra yani 28.05.2010 tarihinde yapıldı. Bu tarihe kadar yukarıdaki yaşanan olaylardan dolayı ciddi endişeler yaşamama rağmen yinede umudumu yitirmek istemedim, ta ki son toplantıya kadar. Bu süreye kadar da arkadaşlarımın umudunu kırmamak adına olumsuz bir şeyde demedim.

Değerli arkadaşlar bu toplantının bir gün öncesinde Tek Gıda-İş Sendikası Başkanlar Kurulu toplantısı ve yönetim kurulu toplantıları oldu ve muhtemelen bu toplantıda alınan bazı kararlar bize tebliğ edildi. Evvela var olan şubenin hukuki olarak devam ettirilemeyeceği söylenerek kapatılıp her kurumun kendine yakın bölgelere bağlanılması istendi. Bağlanıldığında ne olacaktı peki, her kombinanın bağlı bulunduğu bölgenin başkanı muhtemelen farklı bir işletmeden olacağı için bundan kombinaların sorunlarıyla uzaktan yakından ilgisi olmayacağı ve sıkıntılar eskisinden daha fazla yaşanılacağı anlamına çıkıyordu. Oysaki bu şubenin yönetimi EBK çalışanları içinden olduğundan kombinalarda yaşanan sıkıntılara yabancı olmayan daha sağlıklı kararlar alabilen insanlardan oluşuyordu. EBK çalışanları için sadece bu pencereden bakıldığında ne kadar önem arz etiği açıkça anlaşılmaktadır. Şubenin hukuki bir şekilde devam ettirilmesi olanaklıydı aslında 6 ayda bir isim değişip sürdürülebilirdi ama yukarda yazdığım nedenlerden dolayı gelecekle ilgili bir düşüncelerinin olmadığı kanaatine vardım. Yani Tek Gıda-İş Sendikası yönetimi için artık şubenin varlığının da bir anlamının olmadığı ve şubeyi kapama kararı alındığına inandım. Şimdi tamda bu noktada şöyle de düşünülebilir? Tek Gıda-iş Sendikası bu şubeyi kapattığında temsilci arkadaşlarımdan gelecekte şube yönetiminde görev beklediği varsayarsak bu şube kapandığında bu insanlarında şevki kırılıp işyerlerinde verecekleri olumsuz çabaların gelecekte yani 2011-2013 sözleşmesi için ne kadar başarılı olunabilineceği düşünülmelidir.

Benim anladığım Tek Gıda-iş Sendikası şubeyi kapatma kararı ile resmen 2009-2011 süreci için verilen hukuki mücadelenin ötesine gitmeyeceğini, EBK işçisinin geleceği için hiçbir kaygı taşımadığı açıkça söylemiştir.

Yine kanaatimce Tek Gıda-iş Sendikası yönetimince alınıp bizlere aktırılan bir diğer karar ise teşkilatlanmaya ara verip 2-3 yıl sonra devam edilmesi önerisiydi. Bu konuyu fazla açmak istemiyorum. Çünkü söylenen çok netti herkesin bunun ne anlama geldiğini bildiği sanıyorum. Yukarıdaki endişe olarak düşündüğüm şeylerin aslında gerçek olduğu idi. Bitmedi toplantı sonunda herkes işyerine döndüğünde bir gün sonrası Nurettin YALÇIN arkadaşımıza EBK ile ilgili sorumluluklarını bıraktığını söyleyen sayın AMAÇ bundan böyle sorunlarını direk genel başkanla konuşmamızı önerdi. Bu ne demek oluyordu? Yine benim anladığım kadarı ile yapılan toplantıda bizlerin sunduğu öneriler yönetim kurulunca değerlendirilip kabul görmediği anlamına geliyordu ve bundan dolayı da sayın AMAÇ, bizlere karşı gerçekten tüm iyi niyetine rağmen yönetimin kararı karşısında sorumluluğu bırakmak gereğini görüyordu.

Yetmedi Ankara Bölge Başkanı Lütfü CEYLAN,  Nurettin Yalçın arkadaşımıza "genel başkanın talimatıdır" deyip bu güne kadar yaptıkları için teşekkür edip, kendisine iş bulmasını söyledi.

Şimdi tüm bunları bir araya topladığımızda ortaya çıkan tablo çok net, bunu anlamak çokta zor değil yani Tek Gıda-iş Sendikasının yapısına bir organ olarak nakledilen EBK işçileri uyum sorunu yaşadı yani sendikanın yapısı bunu kabul etmedi. Buna rağmen hala içimizden bazı arkadaşlarımızın mahkeme tarihlerini, bilirkişi raporlarını beklemelerinin anlamsız olduğunu düşünüyorum. Çünkü varsayalım 2009-2011 sözleşme yetkisini Tek Gıda-İş Sendikası alsa bile (bu söz konusu bile değil) yukarda anlattığım gibi gelecekle ilgili en ufak düşüncelerinin bir çalışması bulunmamaktadır ve zaten eriyen üye sayısının tekrar toparlanmasının mümkün olmadığı kanaatine vardım ve bu mahkeme sürecinin bundan sonraki boyutu Yargıtay olduğu için en az 1 yıl daha süreceğini düşünüyorum. Tüm bu düşüncelerimi arkadaşlarımla da paylaşmamın nedeni kimseyi bundan sonraki süreçte bir maceraya sürüklemek istemememdir. Zaten mağdur olan EBK çalışanlarının 2011-2013 toplu sözleşme sürecine sıkıntısız girip bu sözleşmeyi de mahkemelere götürüp daha da mağdur olmaması adına kendime bir vazife bildiğim için düşüncelerimi paylaşıyorum ve bundan sonra kurumlarda yaşanan tatsızlıkların bir kenarı bırakılıp bir huzur ortamının hazırlanması yeni bir sayfanın açılmasını istiyorum. Yazdıklarım için kimsenin bana yönelik bir cevap vermemesini bu yaşananlar karşısında herkesin cevabını kendi vicdanına vermesini bekliyorum.

Sevgili arkadaşlar bu bakımdan yürütmekte olduğum Tek Gıda-İş Sendikası Ankara 3 nolu Şube Başkanlığı görevimden ve sonrada Tek Gıda-İş Sendikası üyeliğinden istifa ettiğimi açıklıyor ve Öz Gıda-İş Sendikasına üye olduğumu bildiriyorum.

EBK işçileri olarak herkesi Öz Gıda-İş Sendikasında birlik ve beraberliğe davet ediyorum

Herkese sevgilerimi ve saygılarımı sunuyorum.

Aydın KAYA

Son Güncelleme ( Perşembe, 17 Haziran 2010 08:53 )  

İŞYERLERİMİZ

  • JoomlaWorks Simple Image Rotator
  • JoomlaWorks Simple Image Rotator
  • JoomlaWorks Simple Image Rotator
  • JoomlaWorks Simple Image Rotator
  • JoomlaWorks Simple Image Rotator
  • JoomlaWorks Simple Image Rotator
  • JoomlaWorks Simple Image Rotator
  • JoomlaWorks Simple Image Rotator
  • JoomlaWorks Simple Image Rotator
  • JoomlaWorks Simple Image Rotator
  • JoomlaWorks Simple Image Rotator
  • JoomlaWorks Simple Image Rotator
  • JoomlaWorks Simple Image Rotator
  • JoomlaWorks Simple Image Rotator
  • JoomlaWorks Simple Image Rotator
  • JoomlaWorks Simple Image Rotator
  • JoomlaWorks Simple Image Rotator
  • JoomlaWorks Simple Image Rotator
  • JoomlaWorks Simple Image Rotator
  • JoomlaWorks Simple Image Rotator
  • JoomlaWorks Simple Image Rotator
  • JoomlaWorks Simple Image Rotator
  • JoomlaWorks Simple Image Rotator
  • JoomlaWorks Simple Image Rotator
  • JoomlaWorks Simple Image Rotator
  • JoomlaWorks Simple Image Rotator
  • JoomlaWorks Simple Image Rotator
  • JoomlaWorks Simple Image Rotator
  • JoomlaWorks Simple Image Rotator
  • JoomlaWorks Simple Image Rotator
  • JoomlaWorks Simple Image Rotator
  • JoomlaWorks Simple Image Rotator
  • JoomlaWorks Simple Image Rotator
  • JoomlaWorks Simple Image Rotator
  • JoomlaWorks Simple Image Rotator
  • JoomlaWorks Simple Image Rotator
  • JoomlaWorks Simple Image Rotator
  • JoomlaWorks Simple Image Rotator
  • JoomlaWorks Simple Image Rotator
  • JoomlaWorks Simple Image Rotator
  • JoomlaWorks Simple Image Rotator
  • JoomlaWorks Simple Image Rotator
  • JoomlaWorks Simple Image Rotator
  • JoomlaWorks Simple Image Rotator
  • JoomlaWorks Simple Image Rotator
  • JoomlaWorks Simple Image Rotator
  • JoomlaWorks Simple Image Rotator
  • JoomlaWorks Simple Image Rotator
  • JoomlaWorks Simple Image Rotator
  • JoomlaWorks Simple Image Rotator
  • JoomlaWorks Simple Image Rotator
  • JoomlaWorks Simple Image Rotator
  • JoomlaWorks Simple Image Rotator
  • JoomlaWorks Simple Image Rotator
  • JoomlaWorks Simple Image Rotator
  • JoomlaWorks Simple Image Rotator